Kanser Tedavisinde Beslenme: Tedavinin Her Aşamasına Uyan Bir Sofra

Meyve ve tahıllarla hazırlanmış renkli beslenme tabağı

Kanser tanısının ardından gelen haftalar, insanın kendi bedenine dair pek çok şeyi yeniden öğrendiği bir dönemdir. Tedavi planı onkoloji ekibi tarafından belirlenir; beslenme ise bu planın yükünü hafifleten, vücudun tedaviyi daha iyi taşımasına yardımcı olan bir destek olarak yanında durur. Burada tedavi öncesinden tedavi sonrasına uzanan süreci aşama aşama ele alıyoruz.

Tedaviye Başlamadan Önceki Hazırlık

Kemoterapi, radyoterapi ya da cerrahi başlamadan önceki günler, beslenme durumunu değerlendirmek için en uygun zamandır. Son aylardaki istemsiz kilo kaybı, iştah değişiklikleri, çiğneme ve yutma güçlükleri bu aşamada not edilir. Amaç, tedaviye olabildiğince güçlü ve kas kütlesini korumuş olarak girmektir. Bu dönemde çoğu kişi kendini kısıtlamaya yönelir; oysa tedavi öncesinde kilo vermeye çalışmak genellikle önerilmez. Yeterli protein, düzenli öğün ve bol sıvı, ilerideki zorlu günler için bir tür birikim oluşturur.

Kemoterapi Günlerinde ve Hemen Sonrasında

Tedavi gününde ve onu izleyen iki üç günde mide hassaslaşabilir. Bu günlerde ağır, yağlı ve kokusu keskin yemekler yerine haşlanmış patates, sade pirinç lapası, yoğurt, kraker ya da hafif bir tavuk suyu çorbası daha kolay tolere edilir. Büyük öğünler yerine iki üç saatte bir küçük porsiyonlar tercih etmek bulantıyı azaltabilir. Sıvılar yemekle birlikte değil, öğün aralarında yudum yudum içildiğinde daha rahat karşılanır. Bulantı ve kusma için hekimin önerdiği ilaçların düzenli kullanılması, beslenme planının da işlemesini kolaylaştırır.

Tat Değişikliği, Ağız Yaraları ve Bulantı

Tedavi ilerledikçe yemeklerin tadı metalik, yavan ya da fazla acı gelebilir. Böyle zamanlarda metal çatal bıçak yerine plastik olanları kullanmak, yemeklere limon, nane ya da kekik eklemek işe yarayabilir. Ağız içinde yaralar oluşmuşsa asitli meyve suları, sert kabuklu ekmekler ve çok sıcak yiyecekler bir süre bekletilir; ılık çorbalar, muhallebi, püre ve yumuşak pişmiş sebzeler öne çıkar. Ağız bakımı için önerilen gargaralar onkoloji ekibiyle konuşularak seçilir. İştahın en iyi olduğu saat genellikle sabahtır, bu yüzden günün en besleyici öğününü kahvaltıya koymak mantıklı bir yaklaşımdır.

Tedavi Aralarında Güç Toplamak

Kürler arasındaki günlerde iştah biraz geri gelir ve bu fırsat iyi değerlendirilmelidir. Yumurta, süt ürünleri, mercimek, nohut, balık ve tavuk gibi protein kaynakları her öğüne yayılır. Kan değerlerinde düşüklük varsa çiğ ya da az pişmiş et, pastörize edilmemiş süt ürünleri ve iyi yıkanmamış sebzeler konusunda daha dikkatli olunur. Yeterince yiyemeyen hastalar için hekimin uygun gördüğü oral beslenme destek ürünleri plana eklenebilir. Takviye vitamin ve bitkisel ürünler ise tedaviyle etkileşebileceği için kendi başına başlanmaz.

Tedavi Bittiğinde Yeni Bir Düzen

Son kürden sonra beden yavaş yavaş toparlanır, ancak bu süreç birkaç ay sürebilir. Bu dönemde amaç kaybedilen kas kütlesini geri kazanmak, enerjiyi yeniden kurmak ve uzun vadede sağlığı koruyan bir sofra düzenine geçmektir. Sebze, meyve, tam tahıl ve baklagillerden zengin, işlenmiş et ve aşırı şekerden uzak bir beslenme biçimi genel olarak önerilir. Hafif yürüyüşlerle başlayan hareket, iştahı ve kas gücünü destekler. Kontrol randevularında tahlil sonuçları beslenme planıyla birlikte gözden geçirilir.

Diyetisyen ve Beslenme Rehberlerimiz

Hizmet Bölgelerimiz

Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli ve Mersin genelinde diyetisyen, beslenme uzmanı, online diyetisyen, çocuk beslenmesi, sağlıklı zayıflama ve beslenme danışmanlığı hakkında hazırlanan sayfaları inceleyebilirsiniz.

Yukarı Çık